Hayat inişli çıkışlı bir yol gibidir. İslam ahla-
kı insanı yüceltmek ister. Onu tutum ve dav-
ranışlarında olgunluğa ulaştırmayı amaçlar.
Buna erdem denir. Erdemli olmak ölçülü
olmaktır. Ölçülü olmak da dengeli hareket
etmek ve aynı zamanda tutum ve davranış-
larda aşırılıktan uzak durmaktır.
Allah (c.c.) her şeyi bir ölçüye göre düzen-
lemiştir. Kur’an-ı Kerim’de Yüce Allah’ın
evrende bir denge kurduğu ve bu dengenin
bozulmaması gerektiği belirtilir. Şöyle buy-
rulur: “... O, dengeyi koydu, sakın dengeyi
bozmayın. Adaletle hareket edin ve ölçü-
yü bozmayın.”60
Yüce Allah İslam’ın orta yolu benimsediğini,
Müslümanların da “dengeli bir ümmet” ol-
duğunu ifade etmiştir. Kur’an-ı Kerim bunu
“… sizi dengeli (vasat) bir ümmet yap-
tık…”61 buyruğuyla dile getirir. Dengeli üm-
met “inancında, ahlakında, her türlü tutum
ve davranışlarında doğruluk, dürüstlük ve
adalet çizgisinde kalmayı başaran sağduyu-
lu, ölçülü, insaflı, uyumlu nesil ve toplum”
anlamına gelir.62
Ölçülü olmak aynı zamanda orta yolu tut-
turmaktır. Ne eksik ne fazla, bir işi kara-
rınca yapmaktır. Eski dilde buna itidal den-
mektedir. Tüm bilge insanlar hayatlarında
itidali, orta yolu tutturtmayı hedeflemişler-
dir. Bu aynı zamanda Hz. Peygamber’in Müslümanlara tavsiye ettiği bir ilkedir. Bir hadiste
şöyle buyrulur: “Orta yolu tutunuz, amellerinizi mükemmelleştirmeye ve Allah’a yakın
olmaya gayret ediniz.”63
Ölçülü olmanın en güzel örnekleri peygamberlerdir. Onların hayatları insani faziletlerle
doludur. Onlar doğruluktan ayrılmamış ve günah işlememişlerdir. Ölçülü yaşamışlar ve
çevrelerine de bunu tavsiye etmişlerdir. Örneğin Şuayb (a.s.) peygamber kavmine şunları
tavsiye etmiştir: “… Ey kavmim! Allah’a kulluk edin; sizin için O’ndan başka ilah yoktur.
60 Rahmân suresi, 8-9. ayetler.
61 Bakara suresi, 143. ayet.
62 Hayreddin Karaman, Mustafa Çağrıcı, İbrahim Kafi Dönmez, Sadrettin Gümüş, Kur’an Yolu, C 1, s. 229.
63 Buhârî, Rikâk, 81.
Size Rabbinizden açık bir delil gelmiştir. Artık ölçüyü tartıyı tam yapın, insanların
mallarının değerini düşürmeyin, düzene sokulduktan sonra yeryüzünde bozgunculuk
yapmayın. Eğer inananlar iseniz bunlar sizin için daha hayırlıdır.”64 Bir başka örnek de
Lokman’dır (a.s.). O her baba gibi iyi bir evlat yetiştirmek istemiş başta bir ve tek Allah
(c.c.) inancını ve beraberinde ahlaki değerleri ona kazandırmayı amaçlamıştır. Bunun için
evladına davranışlarında ölçülü olmasını tavsiye ederek şöyle demiştir: “Yürüyüşünde
ölçülü ol, sesini yükseltme…”65 Bu ifadesiyle o yalnızca bildiğimiz yürüyüşte değil hâl ve
hareketlerde ölçülü olmayı kast etmiştir.
Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatı da son derece ölçülüdür. Yüce Allah onu “en güzel ör-
nek” diye nitelemiş ve Müslümanların hayatta onu rehber edinmelerini istemiştir.66 Kur’an
ahlakıyla hareket eden Hz. Muhammed (s.a.v.) dünya ve ahiret dengesini gözetmiştir.
Kulluğunda, alışverişinde, aile yaşantısında, savaşta ve barışta her zaman ölçülü hareket
etmiştir.
Ölçülü olmak aşırılıktan uzak durmaktır. Hangi alanda olursa olsun aşırılığın her türlüsü
kötüdür. İyi işler bile aşırı yapıldığı zaman iyilik vasfını kaybeder. Yüce Allah İslam’dan ön-
ceki din mensuplarını dinlerinde aşırılığa gitmemeleri konusunda uyarmıştır.67 Bu inançlar
bağlamında görülen tevhidden sapma, şirki benimseme, insanları ilah edinme ve peygam-
berlerini aşırı yüceltme gibi tutumlar İslam’a göre birer aşırılık örneğidir.
Allah (c.c.) Müslümanlara aşırıya gitmeme-
lerini ve haddi aşmamalarını öğütler.68 Hz.
Muhammed (s.a.v.) de etrafındaki ilk Müs-
lümanların ölçülü bir yaşam sürmelerini is-
temiş ve aşırılıklara karşı onları uyarmıştır.
Bir hadiste dile getirildiği gibi “Söz ve dav-
ranışlarında ileri gidip haddi aşanlar helâk
oldular.”69 buyurmuştur.
Müslüman maddi imkanları kullanırken
ölçülü olmalıdır. İnsanın sahip olduğu para,
mal ve mülk gibi maddi değerler Allah’ın
(c.c.) kullarına verdiği nimetlerdir. Bu
nimetlere karşı şükür borcumuz vardır. Nimetlerin şükrü onları yerli yerinde kullanmakla
64 A’râf suresi, 85. ayet.
65 Lokmân suresi, 19. ayet.
66 bk. Ahzâb suresi, 21. ayet.
67 bk. Mâide suresi, 77. ayet.
68 bk. Mâide suresi, 87. ayet.
69 Müslim, İlim, 7.
lur. Allah (c.c.) harcamalarda ölçülü olmayı ve orta yolu tutturmayı emreder. Bu durum bir
ayette şöyle anlatılır: “Eli sıkı olma, büsbütün eli açık da olma. Sonra kınanır ve çaresiz
kalırsın.”70 Buna göre Müslüman cimrilik yapmayacak ayrıca harcamalarında savurgan da
olmayacaktır. İnsan harcamalarında ölçülü olmadığı zaman başkalarına muhtaç ve çaresiz
hale gelir.
İnsan, duygularında da ölçülü olmalıdır. Ölçülü duygular ölçülü davranışları ortaya çıkarır.
Duygular kontrol edilmeli ve aşırı tepkilerden uzak durulmalıdır. Bir atasözünde ifade edil-
diği gibi öfkeyle hareket etmek insana zarar getirir. Olaylar karşısında duygusuz olmak da
doğru değildir. İkisi arasında ölçülü ve dengeli bir yol tutturulmalıdır. Hz. Muhammed’in
(s.a.v.) bir hadisi duygularda ölçülü olma konusunda son derece önemlidir: “Dostunu se-
verken ölçülü sev, zira günün birinde düşmanın olabilir. Düşmanına da ölçülü bir şekilde
buğzet, çünkü günün birinde dostun olabilir.”71
Ölçülü olunması gereken bir başka konu da beslenmedir. Beslenme insan sağlığı ve yaşam
kalitesini etkilediği gibi Müslümanın Rabbiyle olan ilişkilerini de etkiler. Hz. Peygamber
aşırı beslenmeden kaçınılmasını öğütlemiş, insanlara ölçülü beslenmeyi tavsiye etmiştir:
“İnsanoğlu mideden daha kötü bir kap doldurmamıştır. Halbuki birkaç lokma insanın beli-
ni doğrultmasına yeter. Eğer mutlaka dolduracaksa (midesinin) üçte birini yemeğe, üçte
birini içeceğe ayırsın ve diğer üçte birini de nefes alıp vermek için boş bıraksın.”72
Tutum ve davranışlarda ölçülü olmak insanı erdeme; erdem de mutluluğa götürür. Mutlu
olmak herkesin isteğidir. Bunun yolu aşırılıklardan uzak durmak ve ölçülü bir hayat sürdür-
mekten geçer. Bu şekilde aile ve topluma faydalı bir insan olunabilir.
kı insanı yüceltmek ister. Onu tutum ve dav-
ranışlarında olgunluğa ulaştırmayı amaçlar.
Buna erdem denir. Erdemli olmak ölçülü
olmaktır. Ölçülü olmak da dengeli hareket
etmek ve aynı zamanda tutum ve davranış-
larda aşırılıktan uzak durmaktır.
Allah (c.c.) her şeyi bir ölçüye göre düzen-
lemiştir. Kur’an-ı Kerim’de Yüce Allah’ın
evrende bir denge kurduğu ve bu dengenin
bozulmaması gerektiği belirtilir. Şöyle buy-
rulur: “... O, dengeyi koydu, sakın dengeyi
bozmayın. Adaletle hareket edin ve ölçü-
yü bozmayın.”60
Yüce Allah İslam’ın orta yolu benimsediğini,
Müslümanların da “dengeli bir ümmet” ol-
duğunu ifade etmiştir. Kur’an-ı Kerim bunu
“… sizi dengeli (vasat) bir ümmet yap-
tık…”61 buyruğuyla dile getirir. Dengeli üm-
met “inancında, ahlakında, her türlü tutum
ve davranışlarında doğruluk, dürüstlük ve
adalet çizgisinde kalmayı başaran sağduyu-
lu, ölçülü, insaflı, uyumlu nesil ve toplum”
anlamına gelir.62
Ölçülü olmak aynı zamanda orta yolu tut-
turmaktır. Ne eksik ne fazla, bir işi kara-
rınca yapmaktır. Eski dilde buna itidal den-
mektedir. Tüm bilge insanlar hayatlarında
itidali, orta yolu tutturtmayı hedeflemişler-
dir. Bu aynı zamanda Hz. Peygamber’in Müslümanlara tavsiye ettiği bir ilkedir. Bir hadiste
şöyle buyrulur: “Orta yolu tutunuz, amellerinizi mükemmelleştirmeye ve Allah’a yakın
olmaya gayret ediniz.”63
Ölçülü olmanın en güzel örnekleri peygamberlerdir. Onların hayatları insani faziletlerle
doludur. Onlar doğruluktan ayrılmamış ve günah işlememişlerdir. Ölçülü yaşamışlar ve
çevrelerine de bunu tavsiye etmişlerdir. Örneğin Şuayb (a.s.) peygamber kavmine şunları
tavsiye etmiştir: “… Ey kavmim! Allah’a kulluk edin; sizin için O’ndan başka ilah yoktur.
60 Rahmân suresi, 8-9. ayetler.
61 Bakara suresi, 143. ayet.
62 Hayreddin Karaman, Mustafa Çağrıcı, İbrahim Kafi Dönmez, Sadrettin Gümüş, Kur’an Yolu, C 1, s. 229.
63 Buhârî, Rikâk, 81.
Size Rabbinizden açık bir delil gelmiştir. Artık ölçüyü tartıyı tam yapın, insanların
mallarının değerini düşürmeyin, düzene sokulduktan sonra yeryüzünde bozgunculuk
yapmayın. Eğer inananlar iseniz bunlar sizin için daha hayırlıdır.”64 Bir başka örnek de
Lokman’dır (a.s.). O her baba gibi iyi bir evlat yetiştirmek istemiş başta bir ve tek Allah
(c.c.) inancını ve beraberinde ahlaki değerleri ona kazandırmayı amaçlamıştır. Bunun için
evladına davranışlarında ölçülü olmasını tavsiye ederek şöyle demiştir: “Yürüyüşünde
ölçülü ol, sesini yükseltme…”65 Bu ifadesiyle o yalnızca bildiğimiz yürüyüşte değil hâl ve
hareketlerde ölçülü olmayı kast etmiştir.
Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatı da son derece ölçülüdür. Yüce Allah onu “en güzel ör-
nek” diye nitelemiş ve Müslümanların hayatta onu rehber edinmelerini istemiştir.66 Kur’an
ahlakıyla hareket eden Hz. Muhammed (s.a.v.) dünya ve ahiret dengesini gözetmiştir.
Kulluğunda, alışverişinde, aile yaşantısında, savaşta ve barışta her zaman ölçülü hareket
etmiştir.
Ölçülü olmak aşırılıktan uzak durmaktır. Hangi alanda olursa olsun aşırılığın her türlüsü
kötüdür. İyi işler bile aşırı yapıldığı zaman iyilik vasfını kaybeder. Yüce Allah İslam’dan ön-
ceki din mensuplarını dinlerinde aşırılığa gitmemeleri konusunda uyarmıştır.67 Bu inançlar
bağlamında görülen tevhidden sapma, şirki benimseme, insanları ilah edinme ve peygam-
berlerini aşırı yüceltme gibi tutumlar İslam’a göre birer aşırılık örneğidir.
Allah (c.c.) Müslümanlara aşırıya gitmeme-
lerini ve haddi aşmamalarını öğütler.68 Hz.
Muhammed (s.a.v.) de etrafındaki ilk Müs-
lümanların ölçülü bir yaşam sürmelerini is-
temiş ve aşırılıklara karşı onları uyarmıştır.
Bir hadiste dile getirildiği gibi “Söz ve dav-
ranışlarında ileri gidip haddi aşanlar helâk
oldular.”69 buyurmuştur.
Müslüman maddi imkanları kullanırken
ölçülü olmalıdır. İnsanın sahip olduğu para,
mal ve mülk gibi maddi değerler Allah’ın
(c.c.) kullarına verdiği nimetlerdir. Bu
nimetlere karşı şükür borcumuz vardır. Nimetlerin şükrü onları yerli yerinde kullanmakla
64 A’râf suresi, 85. ayet.
65 Lokmân suresi, 19. ayet.
66 bk. Ahzâb suresi, 21. ayet.
67 bk. Mâide suresi, 77. ayet.
68 bk. Mâide suresi, 87. ayet.
69 Müslim, İlim, 7.
lur. Allah (c.c.) harcamalarda ölçülü olmayı ve orta yolu tutturmayı emreder. Bu durum bir
ayette şöyle anlatılır: “Eli sıkı olma, büsbütün eli açık da olma. Sonra kınanır ve çaresiz
kalırsın.”70 Buna göre Müslüman cimrilik yapmayacak ayrıca harcamalarında savurgan da
olmayacaktır. İnsan harcamalarında ölçülü olmadığı zaman başkalarına muhtaç ve çaresiz
hale gelir.
İnsan, duygularında da ölçülü olmalıdır. Ölçülü duygular ölçülü davranışları ortaya çıkarır.
Duygular kontrol edilmeli ve aşırı tepkilerden uzak durulmalıdır. Bir atasözünde ifade edil-
diği gibi öfkeyle hareket etmek insana zarar getirir. Olaylar karşısında duygusuz olmak da
doğru değildir. İkisi arasında ölçülü ve dengeli bir yol tutturulmalıdır. Hz. Muhammed’in
(s.a.v.) bir hadisi duygularda ölçülü olma konusunda son derece önemlidir: “Dostunu se-
verken ölçülü sev, zira günün birinde düşmanın olabilir. Düşmanına da ölçülü bir şekilde
buğzet, çünkü günün birinde dostun olabilir.”71
Ölçülü olunması gereken bir başka konu da beslenmedir. Beslenme insan sağlığı ve yaşam
kalitesini etkilediği gibi Müslümanın Rabbiyle olan ilişkilerini de etkiler. Hz. Peygamber
aşırı beslenmeden kaçınılmasını öğütlemiş, insanlara ölçülü beslenmeyi tavsiye etmiştir:
“İnsanoğlu mideden daha kötü bir kap doldurmamıştır. Halbuki birkaç lokma insanın beli-
ni doğrultmasına yeter. Eğer mutlaka dolduracaksa (midesinin) üçte birini yemeğe, üçte
birini içeceğe ayırsın ve diğer üçte birini de nefes alıp vermek için boş bıraksın.”72
Tutum ve davranışlarda ölçülü olmak insanı erdeme; erdem de mutluluğa götürür. Mutlu
olmak herkesin isteğidir. Bunun yolu aşırılıklardan uzak durmak ve ölçülü bir hayat sürdür-
mekten geçer. Bu şekilde aile ve topluma faydalı bir insan olunabilir.