- arrange a party: parti düzenlemek
- arrive: varmak
- be looking forward to: dört gözle beklemek
- be over the moon: sevinçten uçmak
- buy groceries: yiyecek almak
- call: telefonla aramak
- carry: taşımak
- celebrate: kutlamak
- celebration: kutlama
- come back: geri dönmek
- cook dinner: yemek pişirmek
- cycling: bisiklete binme
- doing shopping: alışveriş yapmak
- eating out: dışarda yemek
- enjoy time: iyi vakit geçirmek
- fail: başarısız olmak
- faint: bayılmak
- finish homework: ödevini bitirmek
- finish report: raporu bitirmek
- fly to: uçakla gitmek
- give a hand: yardım etmek
- go shopping: alışverişe gitmek
- going camping: kampa gitmek
- going on a picnic: pikniğe gitmek
- going out of the city: şehir dışına gitmek
- going to a concert: konsere gitmek
- hanging around with friends: arkadaşlarla dolaşmak
- have a party: parti yapmak
- having a barbecue: mangal yapmak
- having dinner: akşam yemeği yemek
- interested in: ilgisini çekmek
- jogging: hafif koşu
- joining a party: partiye katılmak
- leave the house: evden ayrılmak
- make a plan: plan yapmak
- meet friends: arkadaşlarla buluşmak
- pick up kids: çocukları almak
- prepare a shopping list: alışveriş listesi hazırlamak
- receive a message: mesaj almak
- refreshment: canlanma
- relaxation: dinlenme
- represent: temsil etmek
- ride: bisikletle gitmek
- see dentist: dişçiye gitmek
- seeing a movie: film izlemek
- spend a week: bir hafta geçirmek
- spending time together: birlikte zaman geçirmek
- split: dökmek
- staying in a tent: çadırda kalmak
- take a quick decision: hızlıca karar almak
- taking a city tour: şehir turu yapmak
- throw a party: parti vermek
- tidy: toplamak, temizlemek
- trekking: doğa yürüyüşü
- turn the light on: ışığı açmak
- visiting a museum: müze ziyaret etmek
- visiting the grannies: büyükanne ve büyükbabayı ziyaret etmek
- watch a comedy: komedi filmi izlemek
- NOUNS
- arrangement: ayarlama
- balloons: balonlar
- barbecue party: mangal partisi
- beauty contests: güzellik yarışmaları
- birthday party: doğum günü partisi
- cake: pasta
- candles: mumlar
- clowns: palyaçolar
- cookies: kurabiyeler
- decision: karar
- decorations: süslemeler
- destination: gidilecek yer
- dinner party: yemekli davet
- dormitory: yurt
- dress: elbise
- drinks/beverages: içecekler
- earring: küpe
- education: eğitim
- emotions: hisler
- family: aile
- fancy dress party: kıyafet balosu
- future plan: gelecek plan
- games: oyunlar
- garden party: bahçe partisi
- gifts: hediyeler
- graduation ceremony: mezuniyet töreni
- graduation party: mezuniyet partisi
- housewarming party: hoş geldin partisi
- instructor: eğitmen
- intention: niyet
- long term plans: uzun dönem planları
- memories: anılar
- music: müzik
- promise: söz
- ring: yüzük
- science competitions: bilim yarışmaları
- shirt: gömlek
- shoes: ayakkabı
- social life: sosyal hayat
- sporting event: sport etkinlikleri
- surprise party: sürpriz parti
- talent contests: yetenek yarışmaları
- tie: kravat
- trainer: eğitmen, antrönör
- unplanned situations: planlanmamış durumlar
- vacation: tatil
- wedding anniversary: evlilik yıl dönümü
- wedding ceremony: nikah töreni
- work: çalışma
- IMPORTANT EXPRESSIONS
- I think … : Bence
- I believe: İnanıyorum ki
- I hope: Umarım
- I’m sure: Eminim
- Do you fancy: ister misin?
- Shall we go to the park?: Parka gidelim mi?
- Why don’t we …? : neden … yapmıyorsun
- Let’s… : haydi …
- How about … : … nasıl olur?
- What about … : … ne dersin?
- Would you like to …? : … ister misin?
- Yes, I’d love to: evet isterim
- Yeah, why not?: evet neden olmasın?
- That sounds wonderful: kulağa müthiş geliyor
- Cool: harika
- Good idea: iyi fikir