Movies Ünite kelimeleri

Dersbizim

Öğretmen
24 Ağu 2025
2,585
0
36
  • KINDS OF MOVIES
  • action: aksiyon
  • adventure: macera
  • animation: animasyon
  • comedy: komedi
  • drama: drama
  • historical: tarihi
  • historical: tarihi film
  • horror: korku
  • love story: aşk filmi
  • musical: müzikal
  • romantic comedy: romantik komedi
  • science fiction: bilim kurgu
  • thriller: gerilim filmi
  • war: savaş filmi
  • western: kovboy filmi
  • NOUNS AND ACTIVITIES
  • a feel-good movie: iyi hissettiren film
  • accept: kabul etmek
  • actor: erkek oyuncu
  • actress: kadın oyuncu
  • advise: tavsiye etmek
  • ambition: istek
  • award: ödül
  • being in nature: tabiatta olmak
  • cast: rol vermek
  • celebrity: ünlü
  • character: karakter
  • collecting things: koleksiyon yapmak
  • cycling: bisiklete binme
  • dancing: dans etme
  • director: yönetmen
  • do pilates: pilates yapmak
  • doing origami: origami yapmak
  • doing sports: spor yapmak
  • doing yoga: yoga yapma
  • excuse: mazeret
  • film reviews: film incelemesi
  • going for a walk: yürüyüşe çıkmak
  • hiking: doğa yürüyüşü
  • knitting: örgü örmek
  • location: konum
  • marbling: ebru sanatı
  • novel: roman
  • opinion: fikir
  • playing chess: satranç oynama
  • playing golf: golf oynama
  • playing the guitar: gitar çalma
  • plot: filmin konusu
  • preference: tercih
  • reading a book: kitap okumak
  • refuse: reddetmek
  • rollerblading: patenle kayma
  • scenario: senaryo
  • scuba diving: tüple dalış
  • setting: filmin çekildiği yer
  • singing: şarkı söylemek
  • snowboarding: kar kayağı
  • stars: film oyuncuları
  • story of the movie: filmin hikayesi
  • story: hikaye
  • taking photos: foroğraf çekmek
  • ticket: bilet
  • waste time: zamanı boşa harcamak
  • watching films: film izlemek
  • watching TV: televizyon izlemek
  • writing poems: şiir yazma
  • VERBS
  • acting: oyunculuk
  • addict: bağımlısı olmak
  • doll: oyuncak bebek
  • dream: hayal etmek
  • give advice: tavsiye vermek
  • give up: yapmayı bırakmak
  • inspire: ilham vermek
  • invite: davet etmek
  • prefer: tercih etmek
  • quit: bırakmak
  • recommend: önermek
  • say opnion: fikrini söylemek
  • take up: yapmaya başlamak
  • train: alıştırma yapmak
  • waste time: boşa zaman harcamak
  • win: kazanmak
  • alone: yalnız
  • amazing: harika
  • amusing: eğlenceli, zevkli
  • annoying: rahatsız edici
  • beautiful: güzel
  • boring: sıkıcı
  • breathtaking: nefes kesici
  • busy: meşgul, yoğun
  • challenging: zorlu, ilgi çekici
  • cheap: ucuz
  • conservative: tutucu
  • creative: yaratıcı
  • different: farklı
  • different: farklı
  • entertaining: eğlenceli
  • equal: eşit
  • excellent: mükemmel
  • exciting: heyecan verici
  • exhausting: yorucu
  • exotic: acayip
  • expensive: pahalı
  • extraordinary: olağandışı
  • fair: adil
  • fantastic: şahane
  • fascinating: büyüleyici
  • great: harika
  • hard: zor
  • important: önemli
  • interesting: ilgi çekici
  • lovely: sevimli
  • ordinary: sıradan
  • poor: fakir
  • powerful: güçlü
  • relaxing: rahatlatıcı
  • rich: zengin
  • short: kısa
  • slow: yavaş
  • successful: başarılı
  • thrilling: heyecan verici
  • unpleasant: hoşa gitmeyen
  • unpopular: tutulmayan
  • unrealistic: gerçek dışı
  • unusual: alışılmadık
  • wise: akıllı
  • young: genç
  • famous: ünlü, tanınan
  • IMPORTANT EXPRESSIONS
  • Do you fancy: ister misin?
  • Shall we go to the park?: Parka gidelim mi?
  • Why don’t we …? : neden … yapmıyorsun
  • Let’s… : haydi …
  • How about … : … nasıl olur?
  • What about … : … ne dersin?
  • Would you like to …? : … ister misin?
  • Yes, I’d love to: evet isterim
  • Yeah, why not?: evet neden olmasın?