- ability: yetenek
- achieve: başarmak
- admire: hayran olmak
- affect: etkilemek
- amazing: harika
- astrophysicist: astrofizikçi
- attractive: çekici
- award=prize: ödül
- ban: yasaklamak
- become invisible: görünmez olmak
- brave: cesur
- calm down: sakinleştirmek
- carry out: yürütmek
- chase: peşinden gitmek
- clever: zeki, akıllı
- come to an end: sona ermek
- common sense: sağduyu
- compete: yarışmak
- cure: çare, tedavi
- danger: tehlike
- deadline: son teslim tarihi
- dedicate: adamak
- detect: belirlemek
- develop: geliştirmek
- device: cihaz
- didactic: öğretici
- discover: keşfetmek
- disease: hastalık
- distinguished: seçkin
- do magic: sihir yapmak
- dream: hayal etmek
- education life: eğitim hayatı
- endurance: dayanıklılık
- enemy: düşman
- extraordinary: olağan dışı
- fear of failure: başarısızlık korkusu
- fight for freedom: özgürlük için savaşmak
- fly: uçmak
- folk tale: halk hikayesi
- fulfill: uygulamak
- get adapted: alışmak
- get stuck in traffic: trafiğe takılmak
- give up: vazgeçmek, bırakmak
- go after: peşinden gitmek
- grow up: büyümek
- gun: tabanca
- have a chance: şans bulmak
- have in common: ortak bir özelliğe sahip olmak
- heal himself: kendini iyileştirmek
- heart attack: kalp krizi
- heart diseases: kalp hastalıkları
- helpful: yardımsever
- hero: (erkek) kahraman
- heroine: kadın kahraman
- historical character: tarihi karakter
- hormones: hormon
- humanity: insanlık
- imaginary situation: hayali durum
- imagination: hayal gücü
- impoverished: yoksul
- in danger: tehlike altında
- in trouble: başı dertte
- incredible: inanılmaz
- inherit: miras olarak almak
- innovator: mucit
- interesting: ilginç
- invention: icat
- invest: yatırım yapmak
- investment: yatırım
- invisibility: görünmezlik
- jump high: yükseğe zıplamak
- knowledge: bilgi
- lack of rain: kuraklık
- lifestyle: yaşam tarzı
- lift heavy things: ağır şeyler kaldırmak
- lung cancer: akciğer kanseri
- make a difference: fark yaratmak
- make changes: değişiklikler yapmak
- make effort: çaba göstermek
- milestones: önemli olay
- noted people: tanınmış kişiler
- optimistic: iyimser
- ordinary: sıradan
- overcome: üstesinden gelmek
- participate: katılmak
- pass away: vefat etmek
- pass through the wall: duvardan geçebilmek
- path to success: başarıya giden yol
- patience: sabır
- patriot: vatansever
- pesticides: tarım ilaçları
- postpone: ertelemek
- power: güç
- powerful: güçlü
- promote: kurmak
- protect: korumak
- proud: kıvançlı, gururlu
- psychologist: psikolog
- pursue: izlemek
- represent: temsil etmek
- rival: rakip
- scientific innovation: bilimsel yenilik
- strength: güç, kuvvet
- stretch: uzamak
- successful: başarılı
- superpower: süper güç
- supersonic: sesten hızlı
- talented: yetenekli
- teleport: ışınlanmak
- throw a fireball: ateş topu atmak
- throw web: örümcek ağı atmak
- travel to space: uzaya seyahat etmek
- unbelievable: inanılmaz
- violence: şiddet
- weapon: silah
- win a gold medal: altın madalya kazanmak
- win the nobel prize: nobel ödülü kazanmak