“Ey iman edenler! Erkekler diğer erkeklerle alay etmesinler; onlar
kendilerinden daha hayırlı olabilirler; kadınlar da diğer kadınlarla
alay etmesinler; alay edilen kadınlar edenlerden daha hayırlı
olabilirler. Birbirinizi ayıplamayın, birbirinize kötü ad takmayın.
İman ettikten sonra fâsıklıkla anılmak ne kötüdür! Günahlarına
tövbe etmeyenler yok mu, işte zalimler onlardır. Ey iman edenler!
Zannın çoğundan sakının; çünkü zannın çoğu günahtır. Gizlilikleri
araştırmayın, birbirinizin gıybetini yapmayın; herhangi biriniz,
ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? Bak bundan tiksindiniz!
Allah’a itaatsizlikten de sakının. Allah tövbeleri çokça kabul eden ve
merhameti sonsuz olandır.”
Hucurât suresi Medine Dönemi’nde inmiştir. 18 ayettir. İsmini dördüncü ayette geçen “Hu-
curât” kelimesinden almıştır. Hucurât odalar demektir. Surede ağırlıklı olarak toplumsal
yaşamda dikkat edilmesi gereken görgü kuralları ve ahlaki değerler üzerinde durulmakta-
dır. Ayrıca müminlerin kardeş olduğu belirtilmiş ve tek asıldan yaratıldıkları için insanlığın
birliğine vurgu yapılmıştır.
Kur’an-ı Kerim insan ilişkilerinin kardeşlik ilkesine göre yürütülmesini ister. Hucurât sure-
sinin 10. ayetinde bütün müminlerin kardeş olduğunu ifade eder. Hemen sonrasında gelen
11 ve 12. ayetler kardeşlik bağının zedelenmesini önleyecek tavsiyeler içerir. İnsanları
bazı ahlaki değerler konusunda hassas olmaya çağırır.
Toplumsal birlik insanların birbirlerine karşı tavırlarından etkilenir. Allah’a (c.c.) inanan
kimselerin insan ilişkilerinde onur kırıcı yaklaşımlardan uzak durmaları gerekir. Ne şekilde
olursa olsun insanlarla alay etmek onları küçümsemek ve aşağılamak gibi tavırlardan kaçı-
nılmalıdır. Hiçbir gerekçe insanların hor görülüp tahkir edilmesini haklı çıkarmaz.
İnsan doğuştan saygın bir varlıktır. Herhangi bir özelliğinden dolayı onunla alay edip eğlen-
mek, onun kişiliğini yaralar. İnsanları karalamak ve onlara kötü lakaplar takmak da benzer
özelliğe sahip davranışlardır. Tüm bu davranışlar insanları kırıp üzdüğü gibi aynı zamanda
günahtır. Allah’a (c.c.) inanan kimselere böyle davranışlar sergilemek yakışmaz. Bir kimse
bu tür olumsuz davranışları terk etmezse aynı zamanda zulüm işlemiş olur.
Müminlerin zan konusunda hassas olmaları gerekir. Her zan, kötü olmamakla birlikte in-
sanlar hakkında bilmeden hüküm verme biçimindeki zandan kaçınılmalıdır. Bazı zanlar
ağır sonuçlar doğurabilir. İnsanların gizli yönlerini araştırmak da doğru değildir. Başkala-
rının özel hayatını araştırmak, insanların konuşmalarını dinlemek ve kusurlarını bulmaya
çalışmak kişiye bir şey kazandırmadığı gibi insanlar arası güveni zedeler.
Duyarlı olunması gereken bir başka husus da insanları arkalarından çekiştirmek anlamına
gelen gıybettir. Gıybet insanlar arasındaki ilişkilere zarar verir ve insanların haysiyetini
alçaltır. Kur’an-ı Kerim bu gibi davranışları yererek insanları yüksek ahlaki değerlere ça-
ğırmaktadır.
Sahabeden bazılarının, sonradan İslam’ı kabul etmiş kimseleri etnik ve dinî eski
bağlılıklarıyla nitelemeleri ve birtakım Müslümanları fiziksel kusurlarıyla anmaları
bu ayetin nüzül sebebi olarak aktarılmıştır.
Bilgi Kutusu
Hucurât suresi 11. ayette geçen zulüm kavramı “bir şeyi yerli yerine koymak”
anlamına gelen adalet kelimesinin zıddıdır. Kur’an’a göre dinî ve insani anlamda
yapılan her türlü haksızlık zulüm kavramıyla ifade edilir.
Bilgi Kutusu
Hucurât suresinin 11-12. ayetlerini okuyup eleştirilen tutumları belirleyiniz.
1. ............................................
2. ............................................
3. ............................................
4. ............................................
5. ............................................
6. ..........................................
kendilerinden daha hayırlı olabilirler; kadınlar da diğer kadınlarla
alay etmesinler; alay edilen kadınlar edenlerden daha hayırlı
olabilirler. Birbirinizi ayıplamayın, birbirinize kötü ad takmayın.
İman ettikten sonra fâsıklıkla anılmak ne kötüdür! Günahlarına
tövbe etmeyenler yok mu, işte zalimler onlardır. Ey iman edenler!
Zannın çoğundan sakının; çünkü zannın çoğu günahtır. Gizlilikleri
araştırmayın, birbirinizin gıybetini yapmayın; herhangi biriniz,
ölmüş kardeşinin etini yemekten hoşlanır mı? Bak bundan tiksindiniz!
Allah’a itaatsizlikten de sakının. Allah tövbeleri çokça kabul eden ve
merhameti sonsuz olandır.”
Hucurât suresi Medine Dönemi’nde inmiştir. 18 ayettir. İsmini dördüncü ayette geçen “Hu-
curât” kelimesinden almıştır. Hucurât odalar demektir. Surede ağırlıklı olarak toplumsal
yaşamda dikkat edilmesi gereken görgü kuralları ve ahlaki değerler üzerinde durulmakta-
dır. Ayrıca müminlerin kardeş olduğu belirtilmiş ve tek asıldan yaratıldıkları için insanlığın
birliğine vurgu yapılmıştır.
Kur’an-ı Kerim insan ilişkilerinin kardeşlik ilkesine göre yürütülmesini ister. Hucurât sure-
sinin 10. ayetinde bütün müminlerin kardeş olduğunu ifade eder. Hemen sonrasında gelen
11 ve 12. ayetler kardeşlik bağının zedelenmesini önleyecek tavsiyeler içerir. İnsanları
bazı ahlaki değerler konusunda hassas olmaya çağırır.
Toplumsal birlik insanların birbirlerine karşı tavırlarından etkilenir. Allah’a (c.c.) inanan
kimselerin insan ilişkilerinde onur kırıcı yaklaşımlardan uzak durmaları gerekir. Ne şekilde
olursa olsun insanlarla alay etmek onları küçümsemek ve aşağılamak gibi tavırlardan kaçı-
nılmalıdır. Hiçbir gerekçe insanların hor görülüp tahkir edilmesini haklı çıkarmaz.
İnsan doğuştan saygın bir varlıktır. Herhangi bir özelliğinden dolayı onunla alay edip eğlen-
mek, onun kişiliğini yaralar. İnsanları karalamak ve onlara kötü lakaplar takmak da benzer
özelliğe sahip davranışlardır. Tüm bu davranışlar insanları kırıp üzdüğü gibi aynı zamanda
günahtır. Allah’a (c.c.) inanan kimselere böyle davranışlar sergilemek yakışmaz. Bir kimse
bu tür olumsuz davranışları terk etmezse aynı zamanda zulüm işlemiş olur.
Müminlerin zan konusunda hassas olmaları gerekir. Her zan, kötü olmamakla birlikte in-
sanlar hakkında bilmeden hüküm verme biçimindeki zandan kaçınılmalıdır. Bazı zanlar
ağır sonuçlar doğurabilir. İnsanların gizli yönlerini araştırmak da doğru değildir. Başkala-
rının özel hayatını araştırmak, insanların konuşmalarını dinlemek ve kusurlarını bulmaya
çalışmak kişiye bir şey kazandırmadığı gibi insanlar arası güveni zedeler.
Duyarlı olunması gereken bir başka husus da insanları arkalarından çekiştirmek anlamına
gelen gıybettir. Gıybet insanlar arasındaki ilişkilere zarar verir ve insanların haysiyetini
alçaltır. Kur’an-ı Kerim bu gibi davranışları yererek insanları yüksek ahlaki değerlere ça-
ğırmaktadır.
Sahabeden bazılarının, sonradan İslam’ı kabul etmiş kimseleri etnik ve dinî eski
bağlılıklarıyla nitelemeleri ve birtakım Müslümanları fiziksel kusurlarıyla anmaları
bu ayetin nüzül sebebi olarak aktarılmıştır.
Bilgi Kutusu
Hucurât suresi 11. ayette geçen zulüm kavramı “bir şeyi yerli yerine koymak”
anlamına gelen adalet kelimesinin zıddıdır. Kur’an’a göre dinî ve insani anlamda
yapılan her türlü haksızlık zulüm kavramıyla ifade edilir.
Bilgi Kutusu
Hucurât suresinin 11-12. ayetlerini okuyup eleştirilen tutumları belirleyiniz.
1. ............................................
2. ............................................
3. ............................................
4. ............................................
5. ............................................
6. ..........................................