KUR’AN’DAN MESAJLAR: ÂL-İ İMRÂN SURESİ 159. AYET

Dersbizim

Öğretmen
24 Ağu 2025
2,585
0
36
“Allah’ın rahmeti sayesinde sen onlara karşı yumuşak davrandın.
Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, onlar senin etrafından dağılıp gi-
derlerdi. Artık sen onları affet. Onlar için Allah’tan bağışlama dile.
İş konusunda onlarla müşavere et. Bir kere de karar verip azmettin
mi, artık Allah’a tevekkül et, (ona dayanıp güven). Şüphesiz Allah,
tevekkül edenleri sever.”
Kaba ve katı kalpli bir kimse, başka bazı erdemlere sahip olsa da muhataplarında nefret
uyandırır. İnsanlar böyle bir kimseyi dinlemek istemezler veya onun arkadaşlığına kat-
lanamazlar. İslam gibi evrensel bir mesaj getiren, âlemlere rahmet olarak gönderilmiş
olan41 ve yüce bir ahlak üzere bulunduğu bildirilen42 bir Peygamberin bu kötü vasıfları
taşıması düşünülemez. Şüphesiz bu ayet Hz. Peygamber’in büyüklüğünü, yüksek ahlakını
ve yüreğinin katı olmadığını, aksine şefkat ve merhametle dolu olduğunu gösterir. O, Uhud
Savaşı’nda emrine muhalefet ederek İslam ordusunun geriye çekilmesine sebep olanlara
ve Müslümanları yok olma tehlikesiyle karşı karşıya getirenlere merhametle muamele et-
miştir. Eğer onlara karşı katı davransaydı ve onları sert bir şekilde cezalandırsaydı, çevre-
sindekiler dağılıp giderlerdi.
İslam’ın eğitim metotlarından biri de affetmektir. Yerine göre af, cezadan daha etkili olur.
Bu sebeple Allah (c.c.) Âl-i İmrân suresi 152. ayetinde müminlerin Uhud Savaşı’ndaki
hatalarını affettiğini ilan etmiş, Hz. Peygamber’e de onları affetmesini, Allah (c.c.)
tarafından bağışlanmaları için dua etmesini emretmiştir. Hz. Peygamber’in sahabiye karşı
yumuşak ve merhametli davranması sahabi üzerinde büyük bir etki göstermiştir. Nitekim
Uhud Savaşı’ndaki hataları affedilen sahabiler bir daha böyle bir hata yapmamaya gayret
göstermiş ve girdiği bütün savaşlarda Hz. Peygamber’in ve kumandanlarının emirlerine
titizlikle uyarak zaferler kazanmışlardır. Hz. Peygamber’in Müslümanlara karşı bu şekilde
merhametli davranması neticesinde birçok kimsenin Müslüman olduğu da rivayet edilmiştir.
Yüce Allah ayrıca Hz. Peygamber’den bir konuda karar vermeden önce onu arkadaşlarına
danışmasını ve istişare sonunda kararını verince artık Allah’a (c.c.) güvenerek uygulamaya
geçmesini emretmektedir.
Yüce Allah Hz. Peygamber’i İslam’ı yaşa-
mak üzere örnek bir insan olarak gönder-
diği gibi arkadaşlarının da sonraki nesilleri
yetiştirebilecek seviyede örnek bir toplum
hâline gelmelerini istemiş, bu sebeple Hz.
Peygamber’e onları en güzel bir şekilde ye-
tiştirmesini emretmiştir. Onların şahsiyet-
lerine değer vermesini, yönetimde onlarla
istişare etmesini, onlara görev verip sorumluluk duygularının gelişmesi için çaba göster-
mesini ve hatalarını bağışlamasını emretmiştir. Böylece Müslümanların hem Hz. Peygam-
ber’e hem de birbirlerine karşı sevgi ve saygıları daha da artarak birlik ve beraberlikleri
sağlanmış, münafıkların istismar edebilecekleri kapılar kapatılmıştır.
Hz. Peygamber vahiy dışındaki meselelerde özellikle savaş konularında sahabiler ile
istişare eder, sonra karar verirdi. Bedir Savaşı’nda ordu için seçilecek karargâh ve savaş
sonrasında alınan esirler hakkında verdiği kararı da arkadaşlarıyla yaptığı istişare sonunda
vermiştir.
Hz. Peygamber kuşların bile sabahın erken saatlerinde yuvalarından ayrılarak akşamın
karanlığına kadar Allah’ın (c.c.) kendileri için yarattığı rızıklarını aradıklarını hatırlatarak43
Allah’a (c.c.) gerçek anlamda tevekkül etmenin önemini anlatmak istemiştir. Devesini
bağladıktan sonra mı yoksa onu salarak mı tevekkül etmiş olacağını soran bedeviye
hitaben de “Önce deveni bağla, sonra Allah’a tevekkül et!”44 buyurarak İslam’ın tevekkül
anlayışını somut örneklerle açıklamıştır.
Âl-i İmrân suresi 159. ayetini inceledikten sonra çıkardığınız mesajları
aşağıdaki boşluklara yazınız.
..................................................................................................
..................................................................................................
................................................................................................