Malikilik
Malikilik, büyük hadis ve fıkıh âlimi olan
Malik b. Enes’in görüşlerine dayanır. Görüş
ve uygulamalarında Kur’an, sünnet, sahabe
ve tabiin sözlerine sırasıyla riayet eder.
Maliki mezhebinin en önemli özelliği,
Medine halkının uygulamalarına diğer
mezheplerden daha fazla önem vermesidir.
Bunun için de Medine halkının örfü, dinin
anlaşılmasında önceliklidir. Çünkü Hz.
Peygamber, yaklaşık on yıl burada yaşamış,
onların örf ve âdetlerinden dine aykırı
olanları kaldırmış, bir kısmını düzeltmiş ve
bazılarına da dokunmamıştır.
İmam Malik’in görüşleri Hicaz bölgesinde
yayılmış, ardından öğrencileri aracılığıyla
Mısır, Kuzey Afrika ve Endülüs’e taşınmıştır. İspanya’da kurulan Endülüs Emevi Devleti, bir
dönem Malikiliği resmi mezhep olarak benimsemiştir. Günümüzde Maliki
mezhebi Mısır,
Tunus, Cezayir, Fas ve Sudan’da yaşayan Müslümanlar arasında yaygındır.
İmam Malik Kimdir?
Malik b. Enes, 712 yılında Medine’de dünyaya geldi. İlmi tahsilini burada tamamladı.
Dönemin büyük âlimlerinden ilim öğrenen İmam Malik, Mescid-i Nebevi’de ders ve
fetva vermeye başladı. Medine fıkhının imamı olarak tanınan Malik b. Enes, 795
yılında vefat etti. Muvatta isimli hadis kitabı İmam Malik’in hadislerden ve sahabe
sözleriyle tabiîn fetvalarından derlediği en önemli eseridir.
(Ahmet Özel, “Mâlik b. Enes”, TDV İslam Ansiklopedisi, C 27, s. 506-513.)
Şafiilik
Şafii mezhebi, Muhammed b. İdris eş-Şafii’nin dinî yorum ve görüşlerini esas alır. İmam
Şafii, çok farklı coğrafyalarda bulunmuş ve karşılaştığı farklı problemlere cevap verme
konusunda kendisinden sonraki âlimlere örnek olmuştur. Yaptığı yorumlar, karşılaşılan
farklı sorunların çözümünde ufuk açıcı olmuştur.
Dönemin birçok ilim merkezini gezen ve buralardaki
gelenekler hakkında bilgi sahibi olan İmam Şafii, bazı
fetvalarını bulunduğu çevrenin şartları doğrultusunda
zaman zaman gözden geçirmiştir.
İmam Şafii, fıkıh usulünün sistemleşmesine önemli
katkılarda bulunmuştur. Fıkıh usulü ilminin temel ilkelerini
ortaya koyduğu “er-Risale” isimli kitabı günümüze kadar
ulaşmış önemli eserlerdendir. Bu eseri kendisinden sonra
gelen pek çok fıkıh âlimine kaynak olmuştur.22
Şafii mezhebi de diğer mezhepler gibi herhangi bir
meselenin çözümü için ilk önce Kur’an ve sünnete başvurur.
Eğer bir mesele hakkında hüküm Kur’an ve sünnette varsa
başka delile başvurulmaz, yoksa önce icma ardından da
kıyas deliline gidilir. Şafii mezhebi, ülkemizin Doğu ve
Güneydoğu Anadolu bölgeleri ile Mısır, Suriye, Filistin, Irak
ve Endonezya gibi ülkelerde yaşayan Müslümanlar arasında yaygındır.
İmam-ı Şafiî Kimdir?
İmam-ı Şafii, 767 yılında Filistin’in Gazze şehrinde doğdu. Küçük yaşlarda Medine’ye
yerleşerek tahsilini burada tamamladı. Döneminde Hicaz ve Irak olarak belirginleşen
fıkıh ekollerinin yaklaşımlarını ve yöntemlerini öğrenerek bu iki fıkhı birleştirmeye
çalıştı. İmam Şafii, fıkıhta kendi yöntemini ortaya koyarak birçok öğrenci yetiştirmiştir.
Ömrünün sonlarına doğru Mısır’a yerleşen İmam Şafii, buranın örf ve âdetlerini göz
önünde bulundurmuş; bazı fetvalarından vazgeçerek bunların yerine yeni görüşler
ortaya koymuştur. Fıkıh usulünün temellerini “er-Risale” isimli eserinde kaleme alan
İmam Şafii, 820 yılında Mısır’da vefat etmiştir.
(bk. Bilal Aybakan, “Şafiî”, TDV İslam Ansiklopedisi, C 38, s. 223-233.)
İcmâ: İslam âlimlerinin dinî bir meselenin hükmü üzerinde fikir birliği etmelerini ve
bütün Müslümanların ortaklaşa benimsedikleri dinî hükümleri ifade eden dinî delil.
(İbrahim Kafi Dönmez, “İcmâ”, TDV İslam Ansiklopedisi, C 21, s. 417.)
Kıyas: Fıkıhta, “hakkında açık hüküm bulunmayan bir meselenin hükmünü,
aralarındaki ortak özelliğe veya benzerliğe dayanarak hükmü açıkça belirtilen
meseleye göre belirlemek” anlamına gelir.
(H. Yunus Apaydın, “Kıyas”, TDV İslam Ansiklopedisi, C 25, s. 529.)
Caferilik
Caferi mezhebi, İmam Cafer-i Sadık’ın inanç, ibadet ve muamelat konusundaki görüşlerini
esas alan bir oluşumdur.
Cafer-i Sadık, hadis ilminde otorite olarak kabul edilmiştir. İmam Malik ve Ebû Hanife ile
görüş alışverişinde bulunmuş, fazilet ve takvasıyla tanınan bir kişi olmuştur. Bu özellikleri
sebebiyle birçok âlimin ve Müslümanın saygı ve sevgisini kazanmıştır.
Caferilik, on iki imama inanmayı dinin asli bir hükmü olarak kabul eder. Caferiler, dinî
konularda Kur’an-ı Kerim ve sünnetin yanı sıra masum kabul ettikleri on iki imamın sözlerini
de delil olarak kullanırlar. Dinî konularda içtihat etme yetkisine sahip olmayanlar hayatta
olan bir müçtehidi kendisine rehber edinerek taklit etmek zorundadır. Sözleri hadis kabul
edilen on iki imamdan nakledilen rivayetlerle birlikte diğer hadisleri de içinde barındıran
dört temel eser Caferi mezhebinin ana kaynaklarını oluşturur.
Günümüz İmamiye Şiası’nın ameli/fıkhi yorumu olan Caferilik; İran, Irak, Suriye, bazı körfez
ülkeleri ile Afganistan ve Pakistan gibi yerlerde yaşayan Müslümanlar arasında yaygındır.
Ülkemizin bazı yörelerinde de bu mezhebi benimseyen Müslümanlar yaşamaktadır.
İmam Cafer-i Sadık Kimdir?
Cafer-i Sadık Medine’de doğmuştur. İmamiye’nin beşinci imamı Muhammed el-
Bâkır’ın oğludur. İlk tahsilini dedesi ve babasından almıştır. Babasından sonra imamet
görevini üstlenerek Şia’nın altıncı imamı olmuştur.
İmamet konusunda Zeydîler hariç Şia’nın tüm kolları Cafer-i Sadık’ın imam olduğu
konusunda ittifak etmişlerdir. Fazilet ve takva sahibi olan İmam Cafer-i Sadık, tüm
Müslümanların saygı ve sevgisini kazanmıştır. Hadis ve fıkıh ilminde büyük bir yeri
olan Cafer-i Sadık, Ebû Hanife gibi döneminin önemli âlimleriyle de görüşerek ilmî
konular hakkında görüş alışverişinde bulunmuştur. 765 yılında Medine’de vefat
etmiştir.
(bk. Mustafa Öz, “Ca’fer es-Sâdık”, TDV İslam Ansiklopedisi, C 7, s. 1-3.)
Malikilik, büyük hadis ve fıkıh âlimi olan
Malik b. Enes’in görüşlerine dayanır. Görüş
ve uygulamalarında Kur’an, sünnet, sahabe
ve tabiin sözlerine sırasıyla riayet eder.
Maliki mezhebinin en önemli özelliği,
Medine halkının uygulamalarına diğer
mezheplerden daha fazla önem vermesidir.
Bunun için de Medine halkının örfü, dinin
anlaşılmasında önceliklidir. Çünkü Hz.
Peygamber, yaklaşık on yıl burada yaşamış,
onların örf ve âdetlerinden dine aykırı
olanları kaldırmış, bir kısmını düzeltmiş ve
bazılarına da dokunmamıştır.
İmam Malik’in görüşleri Hicaz bölgesinde
yayılmış, ardından öğrencileri aracılığıyla
Mısır, Kuzey Afrika ve Endülüs’e taşınmıştır. İspanya’da kurulan Endülüs Emevi Devleti, bir
dönem Malikiliği resmi mezhep olarak benimsemiştir. Günümüzde Maliki
mezhebi Mısır,
Tunus, Cezayir, Fas ve Sudan’da yaşayan Müslümanlar arasında yaygındır.
İmam Malik Kimdir?
Malik b. Enes, 712 yılında Medine’de dünyaya geldi. İlmi tahsilini burada tamamladı.
Dönemin büyük âlimlerinden ilim öğrenen İmam Malik, Mescid-i Nebevi’de ders ve
fetva vermeye başladı. Medine fıkhının imamı olarak tanınan Malik b. Enes, 795
yılında vefat etti. Muvatta isimli hadis kitabı İmam Malik’in hadislerden ve sahabe
sözleriyle tabiîn fetvalarından derlediği en önemli eseridir.
(Ahmet Özel, “Mâlik b. Enes”, TDV İslam Ansiklopedisi, C 27, s. 506-513.)
Şafiilik
Şafii mezhebi, Muhammed b. İdris eş-Şafii’nin dinî yorum ve görüşlerini esas alır. İmam
Şafii, çok farklı coğrafyalarda bulunmuş ve karşılaştığı farklı problemlere cevap verme
konusunda kendisinden sonraki âlimlere örnek olmuştur. Yaptığı yorumlar, karşılaşılan
farklı sorunların çözümünde ufuk açıcı olmuştur.
Dönemin birçok ilim merkezini gezen ve buralardaki
gelenekler hakkında bilgi sahibi olan İmam Şafii, bazı
fetvalarını bulunduğu çevrenin şartları doğrultusunda
zaman zaman gözden geçirmiştir.
İmam Şafii, fıkıh usulünün sistemleşmesine önemli
katkılarda bulunmuştur. Fıkıh usulü ilminin temel ilkelerini
ortaya koyduğu “er-Risale” isimli kitabı günümüze kadar
ulaşmış önemli eserlerdendir. Bu eseri kendisinden sonra
gelen pek çok fıkıh âlimine kaynak olmuştur.22
Şafii mezhebi de diğer mezhepler gibi herhangi bir
meselenin çözümü için ilk önce Kur’an ve sünnete başvurur.
Eğer bir mesele hakkında hüküm Kur’an ve sünnette varsa
başka delile başvurulmaz, yoksa önce icma ardından da
kıyas deliline gidilir. Şafii mezhebi, ülkemizin Doğu ve
Güneydoğu Anadolu bölgeleri ile Mısır, Suriye, Filistin, Irak
ve Endonezya gibi ülkelerde yaşayan Müslümanlar arasında yaygındır.
İmam-ı Şafiî Kimdir?
İmam-ı Şafii, 767 yılında Filistin’in Gazze şehrinde doğdu. Küçük yaşlarda Medine’ye
yerleşerek tahsilini burada tamamladı. Döneminde Hicaz ve Irak olarak belirginleşen
fıkıh ekollerinin yaklaşımlarını ve yöntemlerini öğrenerek bu iki fıkhı birleştirmeye
çalıştı. İmam Şafii, fıkıhta kendi yöntemini ortaya koyarak birçok öğrenci yetiştirmiştir.
Ömrünün sonlarına doğru Mısır’a yerleşen İmam Şafii, buranın örf ve âdetlerini göz
önünde bulundurmuş; bazı fetvalarından vazgeçerek bunların yerine yeni görüşler
ortaya koymuştur. Fıkıh usulünün temellerini “er-Risale” isimli eserinde kaleme alan
İmam Şafii, 820 yılında Mısır’da vefat etmiştir.
(bk. Bilal Aybakan, “Şafiî”, TDV İslam Ansiklopedisi, C 38, s. 223-233.)
İcmâ: İslam âlimlerinin dinî bir meselenin hükmü üzerinde fikir birliği etmelerini ve
bütün Müslümanların ortaklaşa benimsedikleri dinî hükümleri ifade eden dinî delil.
(İbrahim Kafi Dönmez, “İcmâ”, TDV İslam Ansiklopedisi, C 21, s. 417.)
Kıyas: Fıkıhta, “hakkında açık hüküm bulunmayan bir meselenin hükmünü,
aralarındaki ortak özelliğe veya benzerliğe dayanarak hükmü açıkça belirtilen
meseleye göre belirlemek” anlamına gelir.
(H. Yunus Apaydın, “Kıyas”, TDV İslam Ansiklopedisi, C 25, s. 529.)
Caferilik
Caferi mezhebi, İmam Cafer-i Sadık’ın inanç, ibadet ve muamelat konusundaki görüşlerini
esas alan bir oluşumdur.
Cafer-i Sadık, hadis ilminde otorite olarak kabul edilmiştir. İmam Malik ve Ebû Hanife ile
görüş alışverişinde bulunmuş, fazilet ve takvasıyla tanınan bir kişi olmuştur. Bu özellikleri
sebebiyle birçok âlimin ve Müslümanın saygı ve sevgisini kazanmıştır.
Caferilik, on iki imama inanmayı dinin asli bir hükmü olarak kabul eder. Caferiler, dinî
konularda Kur’an-ı Kerim ve sünnetin yanı sıra masum kabul ettikleri on iki imamın sözlerini
de delil olarak kullanırlar. Dinî konularda içtihat etme yetkisine sahip olmayanlar hayatta
olan bir müçtehidi kendisine rehber edinerek taklit etmek zorundadır. Sözleri hadis kabul
edilen on iki imamdan nakledilen rivayetlerle birlikte diğer hadisleri de içinde barındıran
dört temel eser Caferi mezhebinin ana kaynaklarını oluşturur.
Günümüz İmamiye Şiası’nın ameli/fıkhi yorumu olan Caferilik; İran, Irak, Suriye, bazı körfez
ülkeleri ile Afganistan ve Pakistan gibi yerlerde yaşayan Müslümanlar arasında yaygındır.
Ülkemizin bazı yörelerinde de bu mezhebi benimseyen Müslümanlar yaşamaktadır.
İmam Cafer-i Sadık Kimdir?
Cafer-i Sadık Medine’de doğmuştur. İmamiye’nin beşinci imamı Muhammed el-
Bâkır’ın oğludur. İlk tahsilini dedesi ve babasından almıştır. Babasından sonra imamet
görevini üstlenerek Şia’nın altıncı imamı olmuştur.
İmamet konusunda Zeydîler hariç Şia’nın tüm kolları Cafer-i Sadık’ın imam olduğu
konusunda ittifak etmişlerdir. Fazilet ve takva sahibi olan İmam Cafer-i Sadık, tüm
Müslümanların saygı ve sevgisini kazanmıştır. Hadis ve fıkıh ilminde büyük bir yeri
olan Cafer-i Sadık, Ebû Hanife gibi döneminin önemli âlimleriyle de görüşerek ilmî
konular hakkında görüş alışverişinde bulunmuştur. 765 yılında Medine’de vefat
etmiştir.
(bk. Mustafa Öz, “Ca’fer es-Sâdık”, TDV İslam Ansiklopedisi, C 7, s. 1-3.)