Yaşama şartları bakımından, geçim ve kazanç yönünden de insanlar arasında farklılıklar
vardır. İnsanların bu durumu Kur’an’ın bazı ayetlerinde şöyle belirtilmiştir:
“Allah, rızık konusunda kiminizi kiminizden üstün kıldı...”91, “... Dünya hayatında onla-
rın geçimliklerini aralarında biz paylaştırdık. Birbirlerine iş gördürmeleri için, kimini
ötekine derecelerle üstün kıldık...”92
Hz. Peygamber engellilere önem vermiş ve onları kamu alanında istihdam etmiştir. Hz.
Peygamber, görme engelli olan ve hicretten önce Medine’de Kur’an öğreticisi olarak görev
yapan Abdullah b. Ümmi Mektûm’u, Mescid-i Nebevî’de müezzin olarak görevlendirmiştir.
Ayrıca Veda Haccına gittiğinde onu Medine’de kendi yerine vekil bırakmıştır.93
Yaşama ve Sağlık Hakkı
İslam dininde yaşama hakkı dokunulmaz ka-
bul edilmiş ve bu durum Kur’an-ı Kerim’de
“… Allah’ın muhterem kıldığı cana kıy-
mayın…”94 ayetiyle açıklanmıştır. Yine bu
çerçevede bir ayette “… Kim bir cana kıy-
mayan veya yeryüzünde bozgunculuk çı-
karmayan bir kimseyi öldürürse bütün in-
sanları öldürmüş gibi olur. Kim de bir kim-
senin yaşamasını sağlarsa bütün insanları
yaşatmış gibi olur...”95 buyrulmuştur. Böylece bir insanın yaşamına son verilmesi büyük
günahlardan sayılırken bir insanın yaşamasına vesile olmak da büyük bir erdem olarak
görülmüştür. Hz. Peygamber de “İki nimet vardır ki insanlardan çoğu bunların kıymetini
bilmezler: Sağlık ve boş vakit.”96 buyurmuştur.
Yaşama hakkı yanında, sağlık hakkı da en önemli haklardandır.97 İslam, insanlardan ruh ve
beden sağlığını muhafaza etmelerini, hastalandıklarında tedavi olmalarını istemiştir.98 Ör-
neğin akıl ve ruh sağlığına zarar vermesi sebebiyle alkol ve uyuşturucular haram kılınmış,99
insanlara bu türden zararlı alışkanlıklardan uzak durmaları tavsiye edilmiştir.
“...Kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın...”
(Bakara suresi, 195. ayet.)
Yukarıdaki ayeti yaşama ve sağlık hakkı açısından değerlendiriniz.
Eğitim Hakkı
Genel olarak eğitim; insanın bir plan ve hedefe göre yetiştirilmesi, ruh ve beden sağlığını
koruyarak geliştirilmesi için yapılan bütün çalışmalardır.100 Eğitim hakkı ise insanın olgun
bir seviyeye gelebilmesi için kendini ve çevresini tanıma hakkı olarak tanımlayabiliriz.
91 Nahl suresi, 71. ayet.
92 Zuhruf suresi, 32. ayet.
93 Saffet Sancaklı, “Hz. Peygamber’in Engellilere Karşı Bakış Açısının Tespiti”, s. 49-53.
94 İsrâ suresi, 33. ayet.
95 Mâide suresi, 32. ayet.
96 Buhârî, Rikâk, 1.
97 bk. Mâide suresi, 32. ayet.
98 bk. İbn Mâce, Tıb, 1.
99 bk. Mâide suresi, 91. ayet.
100 Halis Ayhan, Eğitime Giriş, s.14
slam dininde eğitim hem hak hem yükümlülüktür. İnsanın iyi bir birey olabilmesi için eği-
tim ve öğretime ihtiyacı vardır. Bu da ona ayrı bir yükümlülük getirir. Çünkü her bireyin
topluma karşı iyi bir insan olmak gibi bir vazifesi vardır.
Eğitimli ve bilgili olmak dinimizde en çok değer verilen hususlardandır. Kur’an-ı Kerim’de
ilme vurgu yapan ve öğrenmeye teşvik eden ayetler vardır.101 Bilginin ve bilenlerin önemi-
ni ve değerini anlatan ayet-i kerimelerin birinde: “... Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur
mu?...”102 buyrularak ilim tahsil etmenin önemi vurgulanmıştır.
Hz. Peygamber Mekke Dönemi’nin ilk yıllarında Dârü’l-Erkam’ı bir eğitim merkezi olarak
kullanmıştır. Medine’ye hicretten sonra Mescid-i Nebî’nin yanına Suffe denilen okulu kur-
muştur. Bu okuldaki öğrenci sayısı kimi zaman dört yüzü bulmuştur.103
Hz. Peygamber, sadece dinî ilimleri öğrenmeye teşvik etmekle kalmamış, ihtiyaç duyulan
bütün ilimlerin de öğrenmesini istemiştir. Nitekim Hz. Peygamber diplomatik ilişkileri
daha sağlıklı yürütmek için Zeyd b. Sabit’i (r.a.) İbranice öğrenmeye teşvik etmiştir.104
Eğitimde cinsiyet ayrımına karşı olan İslam Peygamberi: “İlim öğrenmek kadın erkek her
Müslümana farzdır.”105 buyurmuştur. Ayrıca Şifâ b. Abdullah’ı (r.a.) kadınlara okuma-yaz-
ma öğretmek için görevlendirmiştir.106
“İlim öğrenmek, kadın erkek herkese farzdır.”
(İbn Mâce, Mukaddime, 17.)
Bu hadisi eğitimde imkân ve fırsat eşitliği açısından yorumlayınız.
vardır. İnsanların bu durumu Kur’an’ın bazı ayetlerinde şöyle belirtilmiştir:
“Allah, rızık konusunda kiminizi kiminizden üstün kıldı...”91, “... Dünya hayatında onla-
rın geçimliklerini aralarında biz paylaştırdık. Birbirlerine iş gördürmeleri için, kimini
ötekine derecelerle üstün kıldık...”92
Hz. Peygamber engellilere önem vermiş ve onları kamu alanında istihdam etmiştir. Hz.
Peygamber, görme engelli olan ve hicretten önce Medine’de Kur’an öğreticisi olarak görev
yapan Abdullah b. Ümmi Mektûm’u, Mescid-i Nebevî’de müezzin olarak görevlendirmiştir.
Ayrıca Veda Haccına gittiğinde onu Medine’de kendi yerine vekil bırakmıştır.93
Yaşama ve Sağlık Hakkı
İslam dininde yaşama hakkı dokunulmaz ka-
bul edilmiş ve bu durum Kur’an-ı Kerim’de
“… Allah’ın muhterem kıldığı cana kıy-
mayın…”94 ayetiyle açıklanmıştır. Yine bu
çerçevede bir ayette “… Kim bir cana kıy-
mayan veya yeryüzünde bozgunculuk çı-
karmayan bir kimseyi öldürürse bütün in-
sanları öldürmüş gibi olur. Kim de bir kim-
senin yaşamasını sağlarsa bütün insanları
yaşatmış gibi olur...”95 buyrulmuştur. Böylece bir insanın yaşamına son verilmesi büyük
günahlardan sayılırken bir insanın yaşamasına vesile olmak da büyük bir erdem olarak
görülmüştür. Hz. Peygamber de “İki nimet vardır ki insanlardan çoğu bunların kıymetini
bilmezler: Sağlık ve boş vakit.”96 buyurmuştur.
Yaşama hakkı yanında, sağlık hakkı da en önemli haklardandır.97 İslam, insanlardan ruh ve
beden sağlığını muhafaza etmelerini, hastalandıklarında tedavi olmalarını istemiştir.98 Ör-
neğin akıl ve ruh sağlığına zarar vermesi sebebiyle alkol ve uyuşturucular haram kılınmış,99
insanlara bu türden zararlı alışkanlıklardan uzak durmaları tavsiye edilmiştir.
“...Kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın...”
(Bakara suresi, 195. ayet.)
Yukarıdaki ayeti yaşama ve sağlık hakkı açısından değerlendiriniz.
Eğitim Hakkı
Genel olarak eğitim; insanın bir plan ve hedefe göre yetiştirilmesi, ruh ve beden sağlığını
koruyarak geliştirilmesi için yapılan bütün çalışmalardır.100 Eğitim hakkı ise insanın olgun
bir seviyeye gelebilmesi için kendini ve çevresini tanıma hakkı olarak tanımlayabiliriz.
91 Nahl suresi, 71. ayet.
92 Zuhruf suresi, 32. ayet.
93 Saffet Sancaklı, “Hz. Peygamber’in Engellilere Karşı Bakış Açısının Tespiti”, s. 49-53.
94 İsrâ suresi, 33. ayet.
95 Mâide suresi, 32. ayet.
96 Buhârî, Rikâk, 1.
97 bk. Mâide suresi, 32. ayet.
98 bk. İbn Mâce, Tıb, 1.
99 bk. Mâide suresi, 91. ayet.
100 Halis Ayhan, Eğitime Giriş, s.14
slam dininde eğitim hem hak hem yükümlülüktür. İnsanın iyi bir birey olabilmesi için eği-
tim ve öğretime ihtiyacı vardır. Bu da ona ayrı bir yükümlülük getirir. Çünkü her bireyin
topluma karşı iyi bir insan olmak gibi bir vazifesi vardır.
Eğitimli ve bilgili olmak dinimizde en çok değer verilen hususlardandır. Kur’an-ı Kerim’de
ilme vurgu yapan ve öğrenmeye teşvik eden ayetler vardır.101 Bilginin ve bilenlerin önemi-
ni ve değerini anlatan ayet-i kerimelerin birinde: “... Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur
mu?...”102 buyrularak ilim tahsil etmenin önemi vurgulanmıştır.
Hz. Peygamber Mekke Dönemi’nin ilk yıllarında Dârü’l-Erkam’ı bir eğitim merkezi olarak
kullanmıştır. Medine’ye hicretten sonra Mescid-i Nebî’nin yanına Suffe denilen okulu kur-
muştur. Bu okuldaki öğrenci sayısı kimi zaman dört yüzü bulmuştur.103
Hz. Peygamber, sadece dinî ilimleri öğrenmeye teşvik etmekle kalmamış, ihtiyaç duyulan
bütün ilimlerin de öğrenmesini istemiştir. Nitekim Hz. Peygamber diplomatik ilişkileri
daha sağlıklı yürütmek için Zeyd b. Sabit’i (r.a.) İbranice öğrenmeye teşvik etmiştir.104
Eğitimde cinsiyet ayrımına karşı olan İslam Peygamberi: “İlim öğrenmek kadın erkek her
Müslümana farzdır.”105 buyurmuştur. Ayrıca Şifâ b. Abdullah’ı (r.a.) kadınlara okuma-yaz-
ma öğretmek için görevlendirmiştir.106
“İlim öğrenmek, kadın erkek herkese farzdır.”
(İbn Mâce, Mukaddime, 17.)
Bu hadisi eğitimde imkân ve fırsat eşitliği açısından yorumlayınız.