Bir nimet hükmünde olan çevrenin insanın hizmetine sunulması şu ayetle ifade edilmiştir:
“O, geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı sizin hizmetinize verdi. Yıldızlar da Allah’ın emri
ile hareket ederler. Şüphesiz ki bunlarda aklını kullananlar için pek çok deliller vardır.
Yeryüzünde sizin için rengârenk yarattıklarında da öğüt alan bir toplum için gerçek
bir ibret vardır.”54
Çevre insana emanettir. İslam düşüncesine
göre insan çevrenin asıl sahibi değildir, onu
emanet olarak kullanmaktadır. Bu durumda,
asıl sahibi olmadığımız şeyde çok büyük ta-
sarruflarda bulunamayız. Çevreyle ve özel-
likle de çevremizdeki canlılarla ilişkimizde
riayet etmemiz gereken en önemli erdem-
lerden biri merhamet erdemidir. Yüce Allah
Kur’an-ı Kerim’de, “Nihayet o gün (dünya-
da yararlandığınız) nimetlerden elbette
hesaba çekileceksiniz.”55 Hz. Peygamber
de; “Haksız olarak bir serçeyi öldürenden
Yüce Allah kıyamet gününde hesap soracak-
tır.”56 buyurmuştur.
Çevreye karşı merhametli olmak ve sevgi duymak da İslam’ın istediği üstün erdemler-
dendir. Hz. Peygamber’in şu hadisleri bizlere çevreyle olan iletişimimizde rehberlik et-
mektedir: “Siz yeryüzünde olanlara merhametli olunuz ki göktekiler de size merhametli
olsunlar.”57, “Uhud öyle bir dağdır ki o bizi sever, biz de onu severiz.”58.
Çevre sorunlarının pek çoğu israfla bağlantılıdır. Sorunların çözümü israftan kaçınmak ve
tasarruf anlayışını sadece ekonomimiz açısından değil, çevre açısından da geliştirmektir.
İslam israfı yererken59 tasarrufu över ve teşvik eder.60
Hz. Peygamber, suyun tasarruflu kullanımı ve temiz tutulması hususunda bazı tavsiye-
lerde bulunmuştur. Bir hadisinde insanların sularını kirletmeyi lanet sebebi saymıştır.61
Nehirde abdest alırken bile israf yapılmamasını öğütleyen Hz. Peygamber62 ağaç diken
kişiye sevap yazılacağını müjdelemiş böylece İslam’ın ormanları korumaya verdiği önemi
göstermiştir.63
İslam’da çevre bilinci ve eğitimi konusundaki mesajlar genellikle ahlak temelli bazı pren-
siplere dayanır. Bu prensipler; denge, ölçü, adalet, emanet, sorumluluk ve tasarruftur.
“O, geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı sizin hizmetinize verdi. Yıldızlar da Allah’ın emri
ile hareket ederler. Şüphesiz ki bunlarda aklını kullananlar için pek çok deliller vardır.
Yeryüzünde sizin için rengârenk yarattıklarında da öğüt alan bir toplum için gerçek
bir ibret vardır.”54
Çevre insana emanettir. İslam düşüncesine
göre insan çevrenin asıl sahibi değildir, onu
emanet olarak kullanmaktadır. Bu durumda,
asıl sahibi olmadığımız şeyde çok büyük ta-
sarruflarda bulunamayız. Çevreyle ve özel-
likle de çevremizdeki canlılarla ilişkimizde
riayet etmemiz gereken en önemli erdem-
lerden biri merhamet erdemidir. Yüce Allah
Kur’an-ı Kerim’de, “Nihayet o gün (dünya-
da yararlandığınız) nimetlerden elbette
hesaba çekileceksiniz.”55 Hz. Peygamber
de; “Haksız olarak bir serçeyi öldürenden
Yüce Allah kıyamet gününde hesap soracak-
tır.”56 buyurmuştur.
Çevreye karşı merhametli olmak ve sevgi duymak da İslam’ın istediği üstün erdemler-
dendir. Hz. Peygamber’in şu hadisleri bizlere çevreyle olan iletişimimizde rehberlik et-
mektedir: “Siz yeryüzünde olanlara merhametli olunuz ki göktekiler de size merhametli
olsunlar.”57, “Uhud öyle bir dağdır ki o bizi sever, biz de onu severiz.”58.
Çevre sorunlarının pek çoğu israfla bağlantılıdır. Sorunların çözümü israftan kaçınmak ve
tasarruf anlayışını sadece ekonomimiz açısından değil, çevre açısından da geliştirmektir.
İslam israfı yererken59 tasarrufu över ve teşvik eder.60
Hz. Peygamber, suyun tasarruflu kullanımı ve temiz tutulması hususunda bazı tavsiye-
lerde bulunmuştur. Bir hadisinde insanların sularını kirletmeyi lanet sebebi saymıştır.61
Nehirde abdest alırken bile israf yapılmamasını öğütleyen Hz. Peygamber62 ağaç diken
kişiye sevap yazılacağını müjdelemiş böylece İslam’ın ormanları korumaya verdiği önemi
göstermiştir.63
İslam’da çevre bilinci ve eğitimi konusundaki mesajlar genellikle ahlak temelli bazı pren-
siplere dayanır. Bu prensipler; denge, ölçü, adalet, emanet, sorumluluk ve tasarruftur.