BRIDGING CULTURES Ünite kelimeleri

Dersbizim

Öğretmen
24 Ağu 2025
2,585
0
36
  • airlines: haya yolları
  • airport: havalimanı
  • aisle seat: koridor koltuğu
  • ancient: antik
  • announcement: anons
  • arrival: varış
  • arrive: varmak
  • bagel: simit
  • baggage: bagaj, valiz
  • beans: fasülye
  • beef: sığır eti
  • bill: hesap
  • board: uçağa binmek
  • boarding pass: uçuş kartı
  • boat tour: tekne gezisi
  • book a flight: uçak bileti ayırtmak
  • boring: sıkıcı
  • breakfast: kahvaltı
  • bring: getirmek
  • business class: ticari sınıf
  • busy: meşgul, yoğun
  • buy a ticket: bilet almak
  • cancel: iptal etmek
  • capital: başkent
  • cheap: ucuz
  • check-in desk: bilet kontrol masası
  • cheese: peynir
  • chopsticks: yemek çubukları
  • clothing: giyim
  • crowded: kalabalık
  • culture: kültür
  • customer: müşteri
  • customs: gelenek
  • delay: ertelemek
  • delicious: lezzetli
  • dessert: tatlı
  • destination: gidilecek yer
  • disgusting: iğrenç, berbat
  • dish: yemek
  • doughnuts: çörek, gözleme
  • drink something: bir şey içmek
  • dumpling: çin mantısı
  • economy class: ekonomi sınıfı
  • exciting: heyecanlı
  • expensive: pahalı
  • experience: tecrübe, deneyim
  • fabulous: olağanüstü
  • fasten seat belt: emniyet kemeri takmak
  • first class: birinci sınıf
  • fish: balık
  • flight: uçuş
  • flour: un
  • foreign country: yabancı ülke
  • foreigners: yabancılar
  • fresh: taze
  • fried tomatoes: kızarmış domates
  • fries: patates kızartması
  • garlic: sarımsak
  • gate number: kapı numarası
  • gate: kapı
  • get around: gezinmek
  • go abroad: yurt dışına çıkmak
  • greasy: yağlı
  • green tea: yeşil çay
  • greeting: selamlama
  • have dinner: akşam yemeği yemek
  • have lunch: öğlen yemeği yemek
  • have some soup: çorba içmek
  • have the bill: hesabı almak
  • healthy: sağlıklı
  • helpful: yardımsever
  • horrible: berbat
  • hot dogs: sosisli sandviç
  • huge: devasa
  • important places: önemli yerler
  • juicy: sulu
  • large: geniş
  • leave: ayrılmak
  • lentil: mercimek
  • located: yer almak
  • location: konum
  • luggage: bagaj, valiz
  • main course: ana yemek
  • main dishes: ana yemekler
  • make a reservation: rezervasyon yaptırmak
  • meat: et
  • mineral water: maden suyu
  • mushroom: mantar
  • oil: yağ
  • one-way flight: tek yön uçuş
  • orange juice: portakal suyu
  • order food: sipariş vermek
  • order: sipariş vermek
  • passenger: yolcu
  • passport: pasaport
  • pasta: makarna
  • pay the bill: hesabı ödemek
  • plane: uçak
  • pork: domuz eti
  • price: fiyat, ücret
  • proceed: ilerlemek
  • quiet: sessiz
  • red peppers: kırmızı biber
  • relaxing: dinlendirici
  • religion: din
  • return ticket: dönüş bileti
  • rice: pirinç
  • round trip: gidiş-dönüş
  • salad: salata
  • salt: tuz
  • salty: tuzlu
  • sauce: sos
  • sausages: sosis
  • sea food: deniz ürünleri
  • seat: koltuk
  • security: güvenlik
  • serve meal: yemek servisi yapmak
  • serve: servis etmek
  • sheep: koyun
  • sight: manzara
  • single ticket: tek yön bilet
  • snacks: atıştırmalıklar
  • social life: sosyal yaşam
  • sour: ekşi
  • souvenir shop: hediyelik eşya dükkanı
  • spice: baharat
  • spicy: baharatlı
  • starters: başlangıçlar
  • steak: biftek
  • stranger: yabancı
  • stressful: stresli, gergin
  • suitcase: valiz
  • sweet: tatlı
  • take a trip: seyahat etmek
  • terrible: korkunç
  • ticket: bilet
  • tourist attractions: turistik yerler
  • transport: ulaşım
  • travel agency: seyahat acentası
  • traveller: yolcu, gezgin
  • trip: seyahat
  • tropical fruit: tropikal meyve
  • unhealthy: sağlıksız
  • unique: benzersiz
  • vegetables: sebze
  • visit: ziyaret etmek
  • waiter: erkek garson
  • waitress: bayan garson
  • warm: sıcak
  • weather: hava durumu
  • window seat: cam kenarı koltuk