Aristoteles, Farabi ve Hegel kimdir?

mervetufan

Öğretmen
24 Ağu 2025
400
0
16
Aristoteles’e (MÖ 384-322), göre tüm varlıklar iki öğeden oluşur; madde ve form (idea). Mesela; insanın maddesi beden, formu ruhtur. Gerçekte varolan form’dur. Platon’dan farklı olarak “formları”varlığın dışında (ayrı bir evrende) değil, varlığın özü(varlıkla birlikte) olarak kabul etmiştir. Form maddenin özüdür, biçimidir. En yüksek varlık, saltform (Tanrı) dur. Bütün varlıklar var oluşlarını bu ilk hareketi veren, oluşturucu salt form’dan alır.

Farabi (870-950), Varlığı, zorunlu ve mümkün varlık diye ikiye ayırır. Farabi’ye göre varlığın başında zorunlu varlık (Vacibül-Vücud) vardır. Zorunlu varlık; mutlak akıldır, ideadır yani Tanrı’dır. O, tüm varlıkların var olma nedenidir. Varoluşunu başka hiçbir varlığa borçlu değildir. Zorunlu varlık, dereceli olarak varlık tabakalarını yaratmıştır. İlk yarattığı varlık olan akılda bilme yetisi kendinden vardır. Akıl hem kendini hem de Tanrı’yı bilir. Mümkün varlık; bu dünyadaki varlıklardır. Bunlar kendi başlarına var olmayan, var olmak için başka bir varlığa ihtiyaç duyan varlıklardır. Varlıklarını ilk varlıktan alırlar.

Hegel (1770-1831), idea olarak kabul ettiği şeyeGEİST (Mutlak akıl, Mutlak Ruh) der. Varlık, mutlak ruhun kendi kendini aşması, amaca doğru ilerlemesi ve kendi bilincine, özgürlüğüne varmasıyla oluşur. Hegel, Platon’un aksine bu evrensel idea’nın sürekli bir değişim, gelişim ve ilerleme geçirdiğini söyler. Her şey üç aşamalı bir gelişme süreci içinde oluşur. Bu görüşe “diyalektik idealizm” denir.

Tez aşaması: İlk aşamada GEİST, kendi kendinedir. Tanınmak ve bilinmek için kendisine bir gerçeklik kazandırmak ister.

Antitez aşaması:
Kendisine gerçeklik kazandırmak isteyen GEİST, bu amaçla kendisini ilk kez doğada gerçekleştirir. Başlangıçta ideasal olan Geist, doğa olarak maddi kimliğe bürünerek kendisinden başka bir şey olmuş, kendi özüne aykırı düşerek yabancılaşmış ve özgürlüğünü kaybetmiştir.

Sentez aşaması: Antitez döneminde düştüğü aykırılık ve çelişki, kültür dünyasında ortadan kalkar. Mutlak Ruh, burada tam bilince ulaşarak, kendisini sanat, din ve felsefeyle ölümsüzleştirir. Böylece Mutlak ruh, bu kültür ortamında kendisi tam gerçekleştirmiş olur.

Mesela; çiçek (tez), çiçeğin yok olması (antitez),meyve (sentez). Yani diyalektik süreçte çiçeğin meyveye dönüşebilmesi için kendi varlık halini yokluk haline dönüştürerek bir değişim geçirmesi ve yeni bir oluşum oluşturması söz konusudur. Kısacası varlık tez, yokluk antitez, oluş da sentezdir.