Ağız Nedir?

mervetufan

Öğretmen
24 Ağu 2025
400
0
16
Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Karadeniz ağzı, Konya ağzı gibi.

Anadolu Ağızlarınden Örnekler:

Batı Anadolu Ağızlarından Örnekler:

  • Alnacında: Tam karşısında.
  • Anşırtmak: İma etmek.
  • Burma: Musluk.
  • Çilpi: Küçük, ateş tutuşturmakta kullanılan odun parçası.
  • Bağa: Guatr
  • Çiritmek: Üşümek, titremek.
  • Değin: Sincap
  • Genk: İşlenmemiş sert toprak.
  • Imgıraz: Hastalıklı, çökmüş (kişi)
  • Keşir: Havuç
  • Göcen: Tavşan yavrusu.
  • Göde: Zayıf, çelimsiz.
Doğu ve Günedoğu Anadolu Ağızlarından Örnekler
  • Böğürcük: Böbrek.
  • Cembek: Kalabalık aile.
  • Yanır: Yara.
  • Pisik: Kedi.
  • Mişmiş: Kayısı, zerdali.
  • Küncü: Susam.
  • Ariş: Asma.
  • Tağa: Pencere.
  • Tike: Parça (kuşbaşı et).
  • Kara yatılık: Tifo.
  • Öden: Mide.
  • Ölülük: Mezarlık.
Orta Anadolu Ağızlarından Örnekler

  • Bük: Ağaçlık yer.
  • Cilis: İyice, hepten.
  • Çıdırgı: Ateş tutuşturmakta kullanılan kuru dal parçaları.
  • Efenekli: Aşırı titiz.
  • Çörtleğen: Binanın damından yağmur vb. suyunun akmasını sağlayan madeni oluk.
  • Enek: Meyve çekirdeği.
  • Gidişmek: Kaşınmak.
  • Ellik: Sahur.
  • Filke: Musluk.
  • Homukmak: Memnuniyetsizliğini yüz ifadeleriyle belli etmek.
  • Pürçüklü: Havuç.
  • Balak: Tavşan yavrusu.
Kuzey Anadolu Ağızlarından Örnekler

  • Güpül: Şişman.
  • Hasarı: Büyük su kamalı.
  • Kemçük: Eğri.
  • Orakayı: Temmuz.
  • Yal: Hayvan yiyeceği.
  • Teğin: Sincap.
  • Çağ: El yıkama yeri (lavabo), banyo yapma yeri (banyo).
  • Çerik: Tuzlanmış ve kurutulmuş et.
  • Eze: Teyze.
  • Çiğit: Meyve çekirdeği.
  • Kırtlamak: Isırmak.
Tokat Ağzından Örnekler:

  • badal = merdiven
  • heğri = aman sende
  • bakraç = küçük bakır tencere
  • çit = başörtüsü,yazma
  • düğü = bulgur
  • işkefe = kuru yufka
  • gadder = kadar
  • zere = zira
  • ağleşmek (eğleşmek) = durmak, duraklamak
  • vareş = varmak
  • dekmük = tekme
  • sorutmak = ayakta durmak = ayakta dikilmek
  • bıldır = geçen sene
  • heraf = serin
  • şordan ağrı= şu taraftan, şuradan
  • ecük = azıcık
  • seğirtmek = koşmak
  • çimmek = duş almak, yıkanmak
  • gücük ayı = kış ayı
  • arbul ayı = nisan ayı
  • ivez>üvez = sivrisinek
  • bayahtan = demin, az önce, şimdi
  • ellâğam = sanırım, anlaşılan, demek ki
DİYORLAR BİZDE (Tokat ağzı ile yazılmış bir şiir)
Düzgün mısmıldır, başörtüsü bürük,
Lahana kelem, dağ armudu çördük,
İştaha mada, azıcığa ecücük,
Alkışa da çepik diyorlar bizde.
Merdiven badaldır, ceket ise saru,
İğneye biz derler, dibeğe sahu,
Sitil kovadır, merdiven ise badal,
Sedire de mahat diyorlar bizde.
Behni yem yeridir, arazi yazu,
Hindi culuhtur, saç ekmeği cızlap,
Patetese gostil, sahiye essah,
Kızılcığa zoğal diyorlar bizde.
Takunya nalindir, çok bilmiş çepil,
İçi boş küfüktür, çabuk kızan çitil,
Şubata gücük, yatağa da mitil,
Belkiye ellağam diyorlar bizde.
Biber issot, eceleci hetelek,
Elbise urbadır, sırıksa herek,
Fasülye çiğit, raf ise terek,
Muşmulaya töngel diyorlar bizde.
Koşmak seğirtmektir, boğaz ise ümük,
Kef uçurumdur, kısaboylu güdük,
Aşgana mutfak, pis boğaza sümsük,
Çınara kavlağan diyorlar bizde.
Ağleş dur demek, çirkin ise kaşmer,
Ahucuk iştedir, gözetmek işmar,
Yufkaya işkefe, salçaya pelver,
Mandaya kömüş diyorlar bizde.
Azıcık bidıhım, tatsıza sasuh,
Boduç su kabıdır, ayran da gatıh,
İşkembeye mimbar, çiviyede mıh,
Bileziğe kol bağı diyorlar bizde.
Şip çabuk demek, kötü de irezil,
Forus horozdur, kevgir ilistir,
Kaynağa göze, peçeteye peşkir,
Geçen yıla bıldır diyorlar bizde.
(M. Necati GÜNEŞ, Tarih Öğretmeni)